Aşağı Pazar Pazarı

Yazları karneden sonraki günler bizim köyde büyüklere elden geldiğince yapacağımız yardım günleri ve tatil günlerimizdir. Büyüklerin yanında babalara  göre büyükbaba ve annelere göre  babaannelerle geçecek günler başlamakta ve  daha hoşgörülü  sevecen günler başlamaktadır. Köyde yapılacak işlerden başka Perşembe günleri Aşağı Pazar denilen yerde Pazar kurulur ve bu pazara alış veriş yapmağa gidilirdi.

 Sorumluluk alma yeteneğini kazandırmak için evin gereksinimi olan malzemeler listelenir ve bir büyüğün yanına katılarak Pazar alış verişi yapmağa gönderilirdik.

 Bu büyük  amca  yöre diliyle emmi veya dayı olabilirdi.

Yazın bu büyüklerden biri gurbet dolayısıyla yoksa mahallenin bir büyüğü olurdu.

Bu hafta  pazara dayımla gidecektik.

 Dayımı büyük olasılıkla tanırsınız.

Abdi Ağagilden nüfus kayıtlarında adı  Muhittin olup herkesin Hayruş (Hayrullah) diye seslendiği kişidir( Muhittin Acur).

Gurbetçi olduğundan at besleyemediği için hayıflanan  eşek besleyenlerdendir.

Bu Pazar Perşembe günleri Pazar kurulur bizim orada beraber yola çıkacaktık.

Dayım eşekle gidecek ben yayan gidecektim. Eşekle yola çıkacağımızdan atla gidecek olanlara göre daha erken yola çıkacaktık . Eşekle erken yola çıkılır atla gidenlere göre geç hedefe varılırdı.

Yola sabah erken denilecek saatte yola çıktık , Aşağı Pazara ulaştığımızda dayım espri kaldırdığından ve eşek alıp satmayı sevdiğinden pazarcılar tarafından da tanınır ve makaraya sarılırdı.

 

“Üç eşeklik adam çırpı kadar sıpaya kendini taşıtıyor”.

Uzun yıllar bu espriyi unutamadım.

Dayım ilerlemiş yaşına rağmen köyde yaşamını sürdürmekte bu gün bile iri diye tabir edilecek bir eşeğe binmiş olsa ayakları yere değecek durumdadır.

Sağlıcakla kal dayı.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !