Gök yedik , Al yedik , Çılk oldu.

 

 Geley Köyü’nde Domates (Maniye) üretiminde ve sonrasında kullanılan bir deyim bu.

 Köyümüzün şimdilik bildiğimiz ilklerinden biri olan annesi Abdi Ağagil  Sadiye(Acur ) sülalesinden  babası Veli ( Kastamonu Boyabat’lı ) olan soy ismini bilemediğimiz  Köy Enstitüsü mezunu olan  Sebahat Rona * ile Abdi Ağagilin kızı Serfinaz’ın ( Gültay) başından geçenlerdir anlatmaya çalışacağım olay.

1939-1941-2 yıllarında yaşanmıştır.

Öğretmen olan Sebahat Rona Köyüne yararlı olmak amacıyla göreve giderken vedalaşmak için  geldiğin de Domates ve Patates getirmiştir. Domatesler halkın yöresel diliyle Maniye olarak da adlandırılmaktadır. Domatesler tohum olarak , patatesler yumru olarak Sebahat Rona tarafından getirilmiş ve yeğeni olan Serfinaz’a nasıl yetiştirileceği konusunda bilgilendirmiş , O da anlayabildiği kadar anlamıştır.

Patatesler ıslak bir tiliz çuvala sarılarak  evin az da olsa güneş gören bir yerinde köyde kaldığı süre içinde filizlendirilerek çok parçaya ayrıştırılmış filizler kopartılarak da her biri bağımsız birimlere dönüştürülmüş .

İlk baharın gelmesi ile patatesler köyün içindeki bahçede  hazırlanan bölmeye ekilmiş ve sonbahara doğru sap kısmı ezilerek yumru vermesi sağlanmışlar. Patateslerin bir kısmı sökümden sonra tüketilip bir kısmı da seneye de üretmek için saklanmışlar.

Bu aşamada sıkıntı yaşanmamış.

Domates ekimi ve hasadı konusunda tohumlar ayrılmış bölüme dikilip fide konumunda olduğunda seyreltilerek diğer bölmeye alınmışlar.

Domatesler çiçek vermeye başlayınca sırıklarla desteklenerek ürün vermesi beklenmeye başlanmış.

“Gök yedik, al yedik , çılk oldu” esprisi bundan sonra başlamış.

Domatesler Gökken bir miktar yenmiş tadına bakılmış ne kadar hoşlandılarsa o kadar yemişler . Al olduğunda da bir miktar daha yenmiş gene dudaklarının ucuyla tad alma duygularını çalıştırarak tabi ve sonuçta alken de yemişler . Son aşamada yemeğe çalıştıklarında ürün çılk olmuş , ürünü bozuk olduğu için tüketememişler.

Sonuçta seneye üretmek için çılk olan domateslerden tohumlar alınmış ve kurutulmuş.

Serfinaz (Acur) Gültay soy adlı aileye gelin gidip Sologil ailesine katılmış.

Elinde Bir kalbur patates , bir avuca yakın domates tohumu ve tabiî ki biraz da çehizi ile yeni aileye karışmış .

Köyümüzde Koca Göynük olarak adlandırılan yerdeki bahçede bu iki ürün üretime alınmış.

 Önceki tecrübeler ve bilgi birikimi ile Domatesler alken yenmesi gerektiğine karar verilmiş alken tüketilmiş , olgun haldeyken de tohumlar alınmış.

 İlk sene baba evinde tüketilen domateslerden kemirelikte domatesler oluşmuş ama ifadeye göre bu gün çeri domates olarak adlandırılan , kurutulmakta olan ürün boyutunda ürün alınmış.

Koca Göynük denilen yörede ise Bu yer Sologil ailesi tarafından düzlükten sonra başlayan yamaçta orman tarafından sökülerek elde edilmiş bir yamaç arazidir.

Koca Göynük’de yetiştirilen domatesler su , toprak ve emeğin etkisi ile bayağı iri boyutlarda yetiştirilmiş . Dönemine göre üretilen domatesler yemeklere katılarak ve yaş olarak tüketilmiş ileri de nasıl faydalanabiliriz diye de kafa yorulmuş . kemerilikte yetişen küçük boyutlu domatesler köklerinden sökülerek dalları ile kurutulmuş ve kışın yemeklere katılarak kullanılmış.

Patates üretimi son domuz saldırısına kadar iyiymiş ve bir miktar ürün domuzların gazabından kurtarılmış ve kurtulanlar da seneye üretilmek için tohumluk olarak saklanmışlar.

1941’li yıla artık az da olsa tecrübe ve tohumlarla girilmiş Koca Göynük’teki bahçenin etrafı daha muhafazalı ve Domuzların yemediği ve dokuma ihtiyaçlarını kullanmakta oldukları ve ikinci bir çit görevi yapması için Keten ekili olarak  üretime başlanmış**. Domatesler yıllardan beri bildikleri Kiren (Kızılçık) ekşisi ve meyvelerden yaptıkları meyve şurubu ve marmelat gibi kaynatılarak sırlı toprak kaplara doldurarak saklamanın ve kış günlerin de kullanmanın yolunu bulmuşlar.

Patatesler o sene köye kağnı ile getirilmiş ve bu tarımı yapmayan ailelerle kalbur usulü ile  tahılla değiştirilmişler.

“Almanların işte açlığın önünü kestik” dedikleri ürün köyümüzde böylesine bir macera ile üretilmiş .Köyümüzde ilk üretimi yapılan bu patatesler Tatlı Patates  imişler . Patatesler köyde tuz ekilmeden yendiği için cilt rahatsızlığına sebep olmuşlar. İnsanlar hatırı sayılır şekilde kaşınmışlar. Suyu sevdiklerinden uzun banyolar sonunda ve Tuz ekilip yenmeye başlandığında bu sorun da çözülmüş.

Serfinaz Gültay ara sıra söyler a oğul daha önceden (Domates ve Patates’in olmadığı dönem için ) yemeklere nasıl tad verirdik ve ne yerdik ki ?.

Sizlerle paylaşalım istedim .

 

 

 

 

 

*     Sebahat Rona , Özlem Rona’nın annesidir.

**    Bu gün de Keten ve Kenevir birbiri ile karıştırılmaktadır. Keten dokuma sanayi için kullanılmakta iken Kenedir asıl üretim sebebinin dışında uyuşturucu imalatı için kullanıldığı için üretimi belirli bir yasal izin süreci içinde verilmektedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !